Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi açıldı

AR-GE merkezi bünyesinde kamu paydaşları ve Türkiye'nin start-up ekosistemi bir araya getirilerek yerli yazılım ve inovasyonda Türk şirketlerin potansiyelini ortaya çıkaracak çalışmalar yürütülecek.

TEKNOLOJİ 17.03.2022, 18:19
8
Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi açıldı
İstanbul

Türkiye'ye yatırımlarını sürdüren Microsoft, Microsoft Türkiye bünyesinde faaliyet gösterecek AR-GE merkezinin açılışını yaptı.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin'in ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç ve Microsoft Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Ralph Haupter'in katılımıyla düzenlenen açılış töreninde AR-GE merkezinin kuruluş amacı ve odaklanacağı faaliyet alanlarıyla ilgili bilgiler paylaşıldı.

Verilen bilgiye göre, AR-GE merkezi bünyesinde kamu paydaşları ve Türkiye'nin start-up ekosistemi bir araya getirilerek yerli yazılım ve inovasyonda Türk şirketlerin potansiyelini ortaya çıkaracak çalışmalar yürütülecek.

Microsoft Türkiye için stratejik öneme sahip olduğu vurgulanan AR-GE merkezi çatısı altında açık kaynaklı veri tabanları (PostgreSQL), bulut üzerinde ölçeklenen dağıtık sistemler ve yüksek performansta büyük veri işleme alanlarına odaklanılacak.

AR-GE merkezi sayesinde Türkiye'nin bilgisayar mühendisliği alanında yetiştirdiği yeteneklere kendilerini geliştirme ve uluslararası düzeyde uzmanlarla çalışma fırsatı sunulacak.

Varank: Bizim kapımız Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen tüm teknoloji şirketlerine her zaman açık

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Microsoft Türkiye’nin bünyesinde faaliyet gösterecek Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, yarın, Türkiye için bir dönüm noktası olan, dünya tarihini değiştiren 18 Mart Çanakkale Destanı’nın yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Çanakkale şehitlerine Allah’tan rahmet diledi.

Yarın bu şanlı zaferi taçlandıracak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılışının gerçekleştirileceğini ifade eden Bakan Varank, “Bu eserin açılışıyla birlikte hükümetlerimizin sözde değil özde vatan sevgisine bir kez daha yakından şahitlik etmiş olacağız. Birçok ilklere sahip Çanakkale Köprüsü, üretim ekosisteminin, lojistik ekosisteminin önemli kazanımlar elde etmesini sağlayacak. Ülkemizin üretimdeki rekabetçiliğini artıracak. Böyle bir eserin ülkemize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

Varank, dünyada yaşanan bütün çalkantılara, krizlere hatta son dönemdeki savaşlara rağmen Türkiye’nin yatırımlarla büyümeye devam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:

“İşte yakın zamanda açıklandı, geçtiğimiz yılın son çeyreğinde ülkemiz yüzde 9,1 büyüdü. 2021 yılını yüzde 11 büyümeyle kapattık. Böylelikle G-20, OECD ve AB ülkeleri arasında en yüksek büyüme kaydeden ülke Türkiye oldu. Açıkçası Sanayi ve Teknoloji Bakanı olduğum için hani bir şekilde kendimize pay çıkarmak için değil, doğrusu böyle olduğu için söylüyorum. Bir ülkenin refahı söz konusu olduğunda büyüme rakamlarında en önemli husus sanayinin payıdır. İmalat sanayinin büyümeye olan katkısıdır. Bu yüzden sanayi faaliyetlerindeki yüzde 16,6’lık artışı ülkemiz açısından çok değerli buluyorum.”

İhracatta orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı konusuna işaret eden Varank, “Eğer dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmek istiyorsak, öncelikle yüksek ve orta teknolojili ürünlerde ivmelenme yakalamamız gerekiyor. Bu payları yüzde 35’lerden yüzde 40’lardan alıp, yüzde 50’lere hatta daha ötesine taşımak zorundayız. Göreve geldiğimizden beri, bizim bütün gayretimiz ve derdimiz aslında bu. Ancak maalesef ülkemizde Ar-Ge ekosistemi 2000’li yıllara kadar öyle başıboş bırakılmış ki bizim bunu bir yerlere getirmemiz kolay olmadı, olmuyor.” ifadelerini kullandı.

Varank, bunun biraz da sosyoekonomik kültür meselesi olduğuna dikkati çekerek, AR-GE altyapılarının AR-GE kültürünün gelişmesinde önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

AK Parti iktidara gelene kadar Türkiye’de faal bir teknokentin neredeyse olmadığını anlatan Varank, “Sağladığımız desteklerle bugün, ülkemizin dört bir yanını teknokentlerle kuluçka merkezleriyle donattık. Devlet destekli AR-GE ve tasarım merkezlerinin sayısı 1.600’ü geçmiş durumda.” dedi.

“Avrupa ülkeleri arasında en çok yatırım çekebilen 10’uncu ülke olduk”

Bakan Varank, bugün, buluşlarıyla dünyaya yön veren Microsoft Türkiye Ar-Ge Merkezi’nin açılışını yaptıklarını anlatarak, Microsoft Türkiye’nin sunduğu faaliyetleri anlattı.

Microsoft’un, Türkiye’de kurulup, dünyaya açılan Citus Data şirketini geçen yıllarda satın aldığını anımsatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu satın alma sonrası, Citus Data ailesi Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden mezun mühendislerle genişledi. Microsoft’un bilhassa veri alandaki yenilikçi çalışmalarının sorumluluğunu işte bu mühendisler üstlenecek. AR-GE merkezinde, yüksek performanslı PostgreSQL hizmeti sunmak için çalışmalar gerçekleştirilecek. Önümüzdeki dönemde artan kalifiye insanlarıyla birlikte çok farklı alanlarda AR-GE faaliyetleri yapmış olacaklar.”

Varank, her bir yatırımcı için olduğu gibi Türk girişimcilerin, Türk startup’ların yükselen grafiğinin Microsoft ve diğer global markalar için de önemli fırsatlar barındırdığını dile getirdi.

Türkiye’de milyar dolar değerlemeye ulaşan girişimlere her geçen gün yenilerinin eklendiğini anlatan Varank, 2023’e kadar 10 unicorn çıkarma hedefine yaklaşıldığını, şu ana kadar 6 Türk girişim milyar dolarlık değerlemeyi geçen şirketler arasına girdiğini, decacorn olanların bulunduğunu, yakında decacorn olacağını ilan edeceklerin bulunduğunu söyledi.

Varank, Peak Games, Getir, Dream Games, Hepsiburada, Trendyol, Insider’ın unicornlar listesine Türkiye’de adını yazdırdığını ifade eden Varank, “Türkiye geçen yıl ilk kez, startup’ların aldığı yatırımlarda adeta süper lige yükseldi. Avrupa ülkeleri arasında en çok yatırım çekebilen 10’uncu ülke olduk. Startup’ların aldığı yatırımlar, 2021 yılı sonu itibarıyla bir önceki yıla göre 9 kat artarak 1,5 milyar dolara ulaştı. Özellikle oyun sektörü bu noktada başat aktör olarak göze çarpıyor.” diye konuştu.

Girişimcilik ekosisteminin bir fırsatlar dünyası olduğunu vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Bu bağlamda AR-GE Merkezi ile birlikte ülkemize olan güvenini göstermiş olan Microsoft’un yeni yatırımlar yapması için önemli fırsatlar olduğunu değerlendiriyorum ve şu anda şartların çok elverişli olduğunu söylemek istiyorum. Bizim kapımız Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen tüm teknoloji şirketlerine her zaman açık. 'Gelin Türkiye’ye yatırım yapın, gelin hep beraber siz de kazanın biz de kazanalım' diyoruz. Bu manada da önümüzdeki dönemde hem Microsoft’tan hem de global markalardan Türkiye’ye çok daha fazla ilginin olabileceğini ben bugün burada görebiliyorum.”

“Microsoft’tan daha fazla yatırım bekliyoruz”

Mustafa Varank, Microsoft’tan daha fazla yatırım beklediklerini belirterek, özellikle datacenter’lar konusunda Türkiye’de açık olduğunu, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli dikkate alındığında tamamen temiz enerjiden datacenterlar kurulabileceğini, bu konuda da gelecek dönemde Microsoft’tan bir hamle beklediklerini söyledi.

Yazılım sektörünün yüksek teknolojinin adeta göbeğinde yer aldığına dikkati çeken Bakan Varank, “Günümüzde yazılım sektörü dünyanın gelişmiş ülkelerinin olduğu gibi bizim de göz bebeğimiz. Taarruzi İnsansız Hava Aracı Akıncı’da 100 tane bilgisayar olduğundan bahsediyoruz. Burada esasında, bilgisayarlardan kasıt karmaşık ama bir o kadar da etkin yazılım sistemleri. Artık icat edilen her bir üründe, her bir sistemde yazılım başı çekiyor. Önümüzdeki dönemde yazılımın nüfuz etmediği tek bir sektör kalmayacak.” diye konuştu.

Varank, yazılım sektöründe hızlı, dinamik ve esnek politikalar uygulamaya özen gösterdiklerini anlatarak, “Hamle programında çağrıya çıktığımız alanların başında dijital teknolojiler ve mobilite gibi sektörler geliyor, aslında bu alanların hepsi en başta yazılımı çok yakından ilgilendiriyor. İnşallah bu çağrıların sonuçlarını yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız ilan edecek.” ifadelerini kullandı.

Yazılım sektöründeki yetişkin insan kaynağını artırmanın yüksek önceliğe sahip politika alanlarından biri olduğunu vurgulayan Varank, bu konuda yaptıkları çalışmaları anlattı.

Varank, gelecek dönemde Türkiye’deki insan kaynağının başarısının dünyada konuşulacağını aktararak, “Türkiye’nin kaliteli altyapılarından yetişen Türk gençleri tüm dünyaya damga vuracak.” dedi.

"Ülkemizin güçlü yarınları araştırma, geliştirme ve inovasyonda gizli"

Bakan Varank, Ar-Ge’nin, teknolojinin konuşulduğu bir ortamda çok fazla siyasete girmek istemediğini, ancak birilerinin sürekli bir olumsuzluk, karamsarlık pompaladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, müzmin muhaliflerin anlattığı gibi bir ülke değil, bitmiş bir ülke değil, batmış bir ülke hiç değil. Aksine tüm zorluklara coğrafyamızda yaşanan tüm gelişmelere rağmen tökezlemeden yoluna devam eden bir Türkiye var. Bu insanların yaptıkları tek şey altı boş, cahilce yorumlarla birilerinin zihinleri bulandırmaya çalışmak. Kendilerini gülünç duruma düşürüyorlar. Ben sizlere sormak istiyorum; ülkemizin medar-ı iftiharı, herkesin konuştuğu otonom insansız hava araçları TB2’lere 'oyuncak' deme gafletini gösteren cahillerin siz bu ülkede sözüne inanabilir misiniz? TOGG’u milli ve yerli bir otomobil olarak görmeyenlere, küçümsemeye çalışanlara nasıl güvenerek politikalarımızı uygulamaya koyabiliriz?

Bakınız bugün Türkiye, bölgesinde saygı duyulan bir ülke konumuna geldi. Herhangi bir konuda ne söyleyecek diye adeta ağzının içine bakılan bir ülke konumuna geldi. İşte bu gücün sürekli olarak AR-GE ile inovasyonla, sanayiyle, teknolojiyle tahkim edilmesi gerekiyor. Çünkü ülkemizin güçlü yarınları araştırma, geliştirme ve inovasyonda gizli. Biz ülkemizin geleceğini yüksek teknolojide, katma değerli üretimde görüyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye idealine, bilim ve teknolojideki atılımlarımızla ulaşacağımızı biliyoruz. Biz bu ülkeye güvenip yatırım yapan herkesle birlikte yolumuzda yürümeye devam edeceğiz. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracatla beraber AR-GE'nin katkısıyla ülkemizi güçlü yarınlara hep beraber taşıyacağız."

Konuşmaların ardından Bakan Varank, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç ve Microsoft yöneticileri, Microsoft Türkiye AR-GE Merkezi'ni gezdi.

Microsoft Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Ralph Haupter, AR-GE merkezinin açılışında yaptığı konuşmada, Microsoft'un Türkiye'ye olan inancına işaret ederek, "Global vizyonumuz, müşterilerimizle iş birliği içinde inovasyon yapmamızı kolaylaştırıyor. Merkezimiz Washington'da olmasına rağmen Estonya'dan Hindistan'a dünyanın dört bir yanında bilim insanları ve mühendisler istihdam ediyoruz. En yetkin insan gücüyle müşterilerimizin çeşitliliğini yansıtıyoruz. Türkiye'deki AR-GE merkezi yatırımımız da bu vizyonun bir parçası. Türkiye'de giderek büyüyen ekibimiz açık kaynak gibi stratejik konularda AR-GE çalışmalarına çoktan başladı." ifadelerini kullandı."AR-GE merkezindeki mühendis kadromuzu en kısa zamanda 100'e çıkarmayı hedefliyoruz"

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin de bu yıl 30 mühendisle faaliyet göstermeye başlayan AR-GE merkezinde önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100'ün üzerinde mühendis istihdam edileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"AR-Ge merkezimiz ile Türkiye'nin en iyi bilgisayar mühendislerine istihdam sağlayarak yazılım alanında yetenek gelişimini desteklemek ve yerli yazılım çözümlerimizin dünyada yayılmasına öncülük etmek istiyoruz. AR-GE merkezimizin şu anki odak alanları hem Microsoft hem Türkiye için stratejik öneme sahip. Açık kaynaklı veri tabanları (PostgreSQL), bulut üzerinde ölçeklenen dağıtık sistemler, yüksek performansta büyük veri işleme alanları... Burada geliştirilecek olan ürünler Microsoft'un global Azure platformu üzerinden 200 farklı ülkeye sunulacak. AR-GE merkezimizi planlamaya başladığımız ilk günden bu yana ülkemizin önde gelen üniversiteleri ve akademisyenleri ile iş birliği içinde olmayı hedefledik. Normalleşme sürecine girdiğimiz şu günlerde AR-GE merkezimizin faaliyetlerini genişletmeyi, doktora ve master öğrencilerini de uluslararası araştırma, makale ve konferans çalışmalarımıza katkı sağlamaları için istihdam etmeyi planlıyoruz."

AR-GE merkezi fikri

Verilen bilgiye göre, Microsoft, Türkiye'deki mühendislik çalışmalarının temelini 2019 yılında Citus Data şirketini satın alarak attı.

Citus Data'nın açık kaynaklı yeni nesil veri tabanı konusunda dünyada öncü çalışmalarını devam ettirme yönünde aldığı stratejik kararla birlikte Microsoft Avrupa ve Türkiye Mühendislik Ekibi Yöneticisi Utku Azman'ın liderliğinde Türkiye'deki mühendislik kadrosuna Türkiye'nin önde gelen bilgisayar mühendisliği programlarından yeni yetenekler katıldı ve bu takım Microsoft içinde alanında öncü bir araştırma ve ürün geliştirme ekibi haline geldi.

Ekibin gösterdiği başarı üzerine Türkiye'ye yaptığı yatırımları artırma kararı alan Microsoft, AR-GE merkezini hayata geçirerek Türkiye'yi uzun vadede dünyadaki sayılı mühendislik merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

"Ülkemizin parlak gençlerinin kısa zaman içerisinde çok önemli projeler geliştireceğine inancımız tam"

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Teknoloji alanında faaliyet gösteren diğer firmaları olduğu gibi Microsoft Türkiye’nin de çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Koç, "Microsoft Türkiye Ar-Ge Merkezi’nde yürütülecek çalışmalarda yer alacak olan ülkemizin parlak gençlerinin kısa zaman içerisinde çok önemli projeler geliştireceğine inancımız tam. Ben de eski bir Ar-Ge mühendisi olarak söyleyebilirim ki Ar-Ge, her şeyden önce merak ve yaratıcılık ister. Diğer ülkeler ile olan rekabet sahnesinde, Ar-Ge faaliyetleri büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.

Her krizin beraberinde yeni fırsat getirdiğini söyleyen Koç, "Pandemiyle dijital teknolojiler ve büyük ölçekli veri akışlarının hayatımızı değiştirdiğini görüyoruz. Haziran ayında 2021 yılının en değerli 100 markası açıklandığında gördük ki pandemi olmasına rağmen, 100 küresel markanın toplam marka değerleri 7 trilyon dolara ulaştı. Dijital dönüşüm ve Ar-Ge sayesinde, 'gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelerin de ürünleri ürettiği’ uluslararası iş bölümünde köklü değişimler yaşanmaktadır. Pandeminin de etkisiyle hızla dijitalleşen iş modelleri rekabetin de doğasını değiştirdi." değerlendirmesinde bulundu.

Koç, rekabet gücünü oluşturan iki önemli unsur olduğunu aktararak, şöyle devam etti:

"Biri verimlilik, diğeri ise inovasyon. Nasıl ki, insanlık tarihine damgasını vuran sanayi devrimleri, hayatın her aşamasına etki ederek; üretim yöntemleri, iş yapış şekilleri ve tüketim alışkanlıklarını değiştirdiyse, dijital dönüşüm süreci de dünyayı yeniden şekillendirmektedir. Nesnelerin internetinden 5G’ye, blokzincirden bulut teknolojisine, yapay zekâdan 6G ile hayatımıza girmesi beklenen duyuların internetine kadar yeni ve yenilikçi teknolojileri Ar-Ge süreçlerimize entegre etmemiz gerekiyor. Patentin de önemini sıklıkla vurguluyoruz.

Buna karşın, patentlerin de günümüz dünyasında eskisi kadar önemli olup olmadığı da yeni tartışma konusu. Yapılan bir araştırmaya göre, patentlerin yaklaşık yüzde 97’si dosya masraflarını dahi karşılamaya yetecek değere ulaşmıyor. Patentleme işlemlerinin artık belli başlı sektörlerde bir ihtiyaç olduğunu kanıksamamız gerekiyor. Tabii sözlerimiz yanlış anlaşılmasın, Intel’de 60’ın üzerinde patent sahibi olan bir isim olarak bu gerçekliklere vurgu yapıyorum. Ar-Ge çıktılarının korunması teknoloji üreten ve geliştiren firmalar ile girişimciler için önemini korumaya devam edecek. Rekabetçi olan piyasa koşullarında, almış olunan patentler sayesinde rakiplerinize üstünlük sağlayabilme ihtimaliniz hala var."

"Şirketlerin yaşam döngüsü; inovasyon, Ar-Ge ve yenilikçi teknolojilere bağlı"

Ar-Ge çıktısının, buluş ya da nasıl bir iş süreci içerisinde patentleme işlemine ihtiyaç duyduğunu bilmenin önemine dikkat çeken Ali Taha Koç, "Artık günümüzde şirketlerin yaşam döngüsü; inovasyon, Ar-Ge ve yenilikçi teknolojilere adaptosyona bağlı. Aksi takdirde rekabetçi olamıyor ve tarih sahnesinden siliniyorlar. Dijital Dönüşüm Ofisi olarak bulut bilişimin kamuda kullanımından sağlıkta yapay zekâ konusuna kadar birçok proje yapıyoruz." diye konuştu.

Koç, yaptıkları çalışmalardan örnekler vererek, şunları kaydetti:

"Türkiye Kamu Bulut Bilişim Stratejisi ve Eylem Planı ile kamuda bulut bilişim kullanımının yaygınlaştırılması, bu sayede kamu kurumlarının yeni nesil teknolojilere daha uygun maliyetlerle erişmesi, kaynak kullanımında ve hizmet sunumunda etkinliğin artırılmasını amaçlamaktayız. Ayrıca Gazi Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen Türk Beyin Projesi (TBP) ile, yapay zekâ algoritmalarının beyin tümörü olan hastaların MR’larını incelemesini ve beyinde bulunan anormal bölgelerin tespitini ve sınıflandırılmasını 5 ila 10 saniyeye kadar düşürerek yapmasını sağladık. Ülkemizde bir ilk olan bu projeyi yaparken bizler TBP’nin doktorların yerini almasını hedeflemedik. Doktorların işlerini kolaylaştırmak adına hizmete sunulmuş bir karar destek sistemi vazifesi görmesini amaçladık ve bu doğrultuda doktorlarımız tarafından başarılı bir şekilde kullanılmaya devam ediyor. Benzer şekilde; Dijital Dönüşüm Ofisi Sayısal Göz Projesi (The Digital Eye) yakın zamanda sizlerle paylaşacağımız bir diğer çalışmamız."

"Türkiye'nin potansiyeline yatırım yapan kimse kaybetmeyecek"

Sağlık alanındaki çalışmalarına değinen Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, "Mamografi görüntülerinin değerlendirilmesinde yeni bir 'Göz' olarak kullanılmaya başlanacak yapay zekâ çalışmamız, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi ile Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesinde test edilmekte. Projemize Sayısal Göz adını vermemizin nedeni, bu çalışmayı vücudumuzdaki diğer organlar için de kullanabilecek olmamız. Karaciğer naklinden, Kovid-19 tespitine, böbrek taşı tespitine kadar birçok alana yönelik çalışmalarımız ilgili paydaşlarla devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

Koç, Microsoft’un çalışmalarını yakından takip ettiklerini anımsatarak, "Ortak çalışma alanlarına sahibiz. Ar-Ge alanında yürüteceğiniz faaliyetlere her zaman desteğimiz tam. Türkiye’nin sahip olduğu yetişmiş, kalifiye genç insan kaynağına ve potansiyeline yatırım yapan kimsenin kaybetmeyeceğini dün olduğu gibi yarın da göreceğiz." diye konuştu.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 27 Kasım 2022
İmsak 06:28
Güneş 07:58
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:45
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Bodrumspor 14 22
8. Bandırmaspor 14 21
9. Manisa FK 13 20
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4